Ben de unutmak istiyorum. Mutsuzluklarımızı.
Ben de unutmak istiyorum. Mutsuzluklarımızı.
Mutlu olmak varken neden mutsuzluğu deşiyorsun?
Biliyorsun her zaman iyiliğini isteyeceğimi.
Her şeye rağmen en çok istediğim şey de yaşaman.
Bir burukluğu var güzelliğinin yanında.
Aşk bu değildi. Sevgi de bu değildi. Sen sevgi nedir bilmiyorsun. Sen kırıp dökmeyi, yıkmayı biliyorsun. Yazık… Bana yazık ki sana sevmeyi öğretemedim. Üzmeyi çok iyi öğrendin yalnızca. Körsün. Ne yaptığını görmüyorsun. Kendimden nefret etmemi sağladın çünkü her sabah küfrederek ve mutsuz kalkıyorum. Böyle var olacaksan yanımda hiç olma. Ne umutlarım ne hayallerim vardı. Hepsini yıktın. Şimdi elimde sigarayla yalnızca ben kaldım. Hayallerim bir bir uzaklaştı benden. Umutlarım ise incecik bir iple asılı kalmaya çalışırken onları koparmaktan hiç çekinmedin. Sadece ben kaldım. Elimde yalnızca bu var. Geri dönüp bakarken elimde sadece benliğim kaldı. Artık müziğin bile mutlu edemediği benliğim… Çamurlu dünyadaki birkaç mutlu halimden ne istedin? Yaşlarımı dökerken şimdi mutlu olman dileğiyle…
Yine inandım, yine aynı şeyler. Kimseye yüzüncü şans vermeyeceksin, olan yine sana oluyor.
Bazen insanlar şöyle ikiye ayrılırlar ; ”Ben mutsuzum öyleyse herkes mutsuz olsun” diyenler ve mutsuzluğuna kimseyle paylaşmayacak kadar sahip çıkanlar.
(yalnizsoprano gönderdi)
“İnsan doğdum, yalnız ölüyorum.”
Bu sefer yalnızca burukluk ve özgürlük var. Biliyorum, gidecek ve iyileşecek.